İtici Adı Türban - Asıl Adı Baş Örtüsü - Modern adı Eşarp

Siz ne derseniz deyin asıl amaç islam dinine göre mahrem sayılan saçların örtülmesidir.Türban meselesi diyorlar;
Mesele olan nedir? Bir kimsenin Dinin inançlarına göre yaşaması mı? Kimse dinini yaşarken bir başkasının hak ve özgürlüklerine aykırı bir şekilde asla bir harekette bulunamaz . Birinin başörtüsü takıyor olması sizi rahatsız ediyor mu? Ediyorsa mantıklı bir açıklaması var mı? Etmiyorsa sorun ne ?
Devletimiz laiklik ilkesi üzerine kurulmuş bir cumhuriyettir. Laiklik nedir? Laiklik din ve devlet işlerinin bir birinden ayrılmasıdır.Türkiye cumhuriyeti Laiktir. Türkiye cumhuriyetinde %95 müslüman yaşamaktadır.Fakat nedense bu baş örtüsü sorun haline getirilmiştir.Bu demek değilki %5lik kısım çoğunluğa göre hareket edecek. Asla !! Türkiye Cumhuriyeti her dinden,her ırkdan ,her kültürden insanların bir arada eşit haklarla yaşayabileceği bir cumhuriyet ülkesidir.
Neden sadece baş örtüsü simge olarak görülür.Partiler tarafından simge haline getirilen başka kıyafet yok mudur? Sayın Ecevit mavi gömlek giyiyordu.Açık mavi ecevit mavisi oldu.Bir şapkası vardı.Ecevit şapkası. Bir gün okuldan içeri girecekken kapıdaki görevli gömleğin ecevit mavisi. Ecevit mavisi yasak. Sen onu simge olarak kullanıyorsun git o gömleği değiştir yoksa okula giremezsin dese naparsın? Mhplilerin bıyığını bilmeyeniniz yoktur.İşte o bir simgedir. Bırakın okulu devlet memurlarının rahatça o şekilde kamu görevlisi olarak çalıştığını hepimiz biliyoruz.Bir Devlet memuru çalışma saatleri içinde herhangi bir grup bir partiye ait propaganda eylem yapamaz yasağı varken bir partinin simgesi ile rengini belli ederek nasıl çalışır?
Baş örtüsünü kullananlar olmadı mı?
Her seçim öncesi partilerin halka baş örtüsü dağıtmaya kadar vardıklarını hatırlamamak zor değil.
Baş örtüsünü simge olarak kullanan var tabi süleymancılar.İnancın ötesine geçmiş artık malesef.Kesinlikle simge olarak kullandıklarını düşünüyorum.(SÜleyman Hilmi Tunahan bu zatıın ilmine deyeceğim bir kelime olamaz.)Cematin liderlerini kasdediyorum. O cemaate bağlı olan kişileri kullandıklarını da ayrıca.Grup lideri bu seçimlerde A partisine oy vereceğiz.Bu sene bu partiyle çıkarlarımız örtüşmüyor B partisine.
Yolda bir bayan gördüm sordum:
- Neden başını bu şekilde bağlıyorsun.
aldığım cevap aynen şu;
Kadın- Biz süleymancılar bu şekilde bağlıyoruz.
Senin inancın nerde kaldı şimdi.Baş örtüsü orda olmuş grup ( cemaat ) simgesi. Yazık.
Biri yanlış biliyorsun ya da iftira ediyorsun dese beni yanıltsa keşke.
Gerçekten inancı gereği baş örtüsü takanlar malesef bazı kişilerin grupların kendi çıkarları yüzünden haksız şekilde yargılanmaya hor görülmeye ve hatta özgürlükleri elinden alınmaya mahkum olmuştur
Merve Kavakçı kimdir nedir şahsiyet hakkında tek bir yorum bile yapmayacağım beni ilgilendiren yönü baş örtüsü takmasıdır.Bu kişi geçtiğimiz dönem seçimlerinden birinde milletvekili seçilmiştir.Milletvekilliği kılık kıyafet kanuna aykırı bulunduğundan dolayı elinden alınmıştır. (Aykırılık baş örtüsü takıyor olması.)
Bu dönem seçimlerine gelecek olursak; ülkemizi bölmek elinden geleni ardına koymayan PKK nın her türlü faaliyetlerine destek olan, PKK lideri hakkında övgü dolu sözlerde bulunan çekinmeden teroristler için saygı duruşu yapan bu şahsiyetler TBMM içine girmişlerdir. Peki soruyorum bu Türban denilen bir bez parçası terorden daha mı sakıncalıydı?
Aslında kimse dinini devlet işine karıştırmıyor.Karıştıranlar belli sadece ortalık karıştrmak. Maksat ülke bölünsün.İç savaş çıksın. Ekonomi altüst olsun. Bu durumdan kim zararlı kim karlı çıkar hiç düşündünüz mü?
Atatürkçülük bir kaç kişinin ilkesi değil!! . Hiç bir parti veya grup laiklik ilkesine sahip çıkmış gibi görünüp Devletçilik ilkesini yıkmaya çalışmasın!! Yeter..
Gülizar
Atatürk İlkelerini Bilmeyenler Öğrensinler nedir diye.
ATATÜRK İLKELERİCumhuriyetçilik:
Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir
İmparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece
modern Türkiye’nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında, kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu, kısaca halkın kendi kendisini idaresi, yani demokrasi demek olan Cumhuriyet’te görmüştür.
Halkçılık:
Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Cumhuriyet Devrimi
ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu
olmak üzere, Batı kanunlarının Türkiye’de uygulamaya konulmasıyla birlikte
kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş, 1934
yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır.
Atatürk çeşitli ortamlarda, Türkiye’nin gerçek yöneticilerinin köylüler
olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan
çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf
farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin, ailenin,
sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul
etmemek demektir. Halkçılık, Türk vatandaşlığı olarak ifade
edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri,
halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki
sağlar, birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur.
Laiklik:
Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması” şeklinde özetlediğimiz lâiklik ilkesi, Türk Devriminin vazgeçilmez bir unsurudur. Demokratik olmanın da gereği…
Atatürk’e göre din, insanların vicdanlarında yer alması gereken kutsal bir kavramdır. Bu düşünceden yola çıkan Gazi 31 Ocak 1923′de şu sözleri söylüyordu:
“Bizim dinimiz en makul ve en tabii dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki, son din olmuştur. Bir dinin tabi olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması gereklidir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.”
Devrimcilik:
Atatürk’ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı
Türkiye’nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır.
Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir.
Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir.
Milliyetçilik:
Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik
ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.
Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,
gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.
Devletçilik:
Anayasamızda da yer alan devletçilik ilkesi, tüm ülkelerin ortak amacı olan toplumun esenlik ve mutluluğunu sağlayıcı toplumsal, ekonomik ve kültürel kalkınmada devletin üstlenmesi gereken görevleri saptayan bir yöntemdir. Genel çizgileri ile özel girişimin yetki ve gücü dışında kalan ekonomik kalkınma ve örgütlenmeyi devlet eliyle ve araçları ile gerçekleştirmek ilkesidir.
Anayasamızın devletin görev ve sorumlulukçuna bıraktığı, yerine getirmekle yükümlü olduğu belli başlı görevleri saptayan maddeleri, devletin, ulusun bireylerinin ve tümünün esenlik ve mutluluğu ile ülkenin güvenlik ve bağımsızlığının korunması esaslarını kapsar.
Genel olarak her devletin temel iki ödevi vardır:
a. Ülke içinde güvenliği ve adaleti kurmak ve sürdürmek, bu suretle yurttaşların her çeşit özgürlüklerini dokunulmazlık altında bulundurmak,
b. Diş siyasal ve öteki uluslarla ilişkileri iyi yöneterek, ülkede her çeşit savunma güçlerini, her an hazır tutarak ulusun bağımsızlığını güvence altında tutmak ve bu uğurda başka çare kalmazsa, silahla savunmaktır.
your ads here (468x60) - after 1st post.




