
NTV’nin düzenlediği Türk Mucit yarışmasına katılıp, jüri tarafından elenen projelerden biri olan “Sanal Yangın Cihazı”, hayvanların istenmeyen yerlere yaklaşmasını önlüyor. Feyzi Kaya ve Mustafa Gülbay adında iki mucidin geliştirdiği bu proje, söz konusu ya¬rışmada elenmesine karşın, Türk Patent Enstitüsü’nden (TPE) “Şekli Uygunluk Belge¬si” aldığı gibi, TÜBİTAK’tan kaynak tahsisine uygun görüldü.
Feyzi Kaya ve Mustafa Gülbay’ın geliştirdiği Sanal Yangın cihazı, TPE’nin in¬celeme sonuçlarına göre dünya¬da benzeri olmayan bir buluş. Bu buluş başta bağ, bahçe, meyve ağaçları ve arı kovanlarının bu¬lunduğu yerlerde, meyve ve arı¬ları yiyerek beslenen kuşlar ve diğer omurgalı hayvanların vere¬ceği zararlar ile, yabani omurgalı hayvanların taşıdıkları mikrop¬ları evcil hayvanlara bulaştırma¬ları sonucu ortaya çıkacak hasta¬lıkları (kuş grubu vb gibi) daha oluşmadan bertaraf edilmesini amaçlıyor. Buluş ayrıca kuşların çatılar, balkonlar, hava alanları, elektrik kablo ve trafoları, fabri¬kalar vb gibi yerlere yaklaşmala¬rını engellemeyi hedefliyor.
CİHAZIN ÇALIŞMA PRENSİPLERİ
Mustafa Gülbay,cihazının çalışma prensipleri ve hangi enerji türünden yararlandığı ko¬nularında şu bilgileri veriyor: “Plastik ve/veya polyester küre üzerindeki kü¬tük aynalara, gündüz günün değişik za¬manlarında, değişik açılarla çarpan ve yansıyan güneş ışınlarının ateşin ci¬simleri yakarken çıkardığı düzensiz de¬vinen (hareket eden) alev, şimşek çak¬ması ve yıldırım düşmesi gibi sanal yangın kaynağı görüntüsü oluşturul¬ması esasına dayalı olan bu buluş, do¬ğal hava akınımın (rüzgârın) döndür¬düğü Rüzgâr Vantilatörüyle çalışan bir cihazdır.”
Cihazın gece de etkin olacağını açıklan mucitler, iki yeni model üze¬rinde yaptıkları çalışmaların son aşa¬maya geldiğini söylüyor ve cihazlarının uygulamaya girdiği anda bahçelerin çevresine tel örgü çekmeye ihtiyaç kalmayacağına dikkat çekiyor.
TARİM ÜRÜNLERİNİN %40′INI KURTARACAK
Çevreye ve hayvanlara hiçbir za¬rar vermeyen bu cihazın bulunduğu nokranın çevresindeki en az yaklaşık 5.000 m_’lik alana hayvanların yaklaş¬masını önleyeceğini söyleyen mucitler, cihazın yalnızca gündüz etkin olanının yaklaşık 150 ile 200.-YTL’ ye mal ola¬cağını, gece de etkin olacak modelin maliyet hesaplamalarını daha tam ola¬rak yapmadıklarını bildiriyor..
Son yıllarda yapılan istatistiksel çalışmalara göre, Türkiye’de üretilen tarım ürünlerinin, yaklaşık %40′ı üre¬tici toplamadan, kuşlar başta olmak üzere, sincap, domuz, kirpi, tavşan v.b. gibi omurgalı hayvanlar tarafından ye¬niyor. Bu durum, hayvanlarla mücade¬lenin ekonomik önemini ortaya koyu¬yor.
Bugün kuşlarla müca¬delede kullanılan yöntem¬lerden bazıları şöyle: Ses teknolojisi ile çalışan sonik ve ultrasonik cihazlar, lazer tabancası uygulaması, hologram yanardöner şerit uygulamaları, sürüldüğü alanlarda kuşların konması halinde onlara rahatsızlık veren, uzaklaşma isteği uyandıran jöleler, koku ve tat alma duyularına hitap eden diğer ürün ve cihaz¬lar, ağ benzeri fiziksel mü¬cadele araç ve yöntemleri. Bu ürünlerin tamamına yakını ne yazık ki ithal edi¬liyor. Korunmak istenen alana yaklaşması istenme¬yen hayvanlar ile mücade¬lede, bugüne kadar yoğun olarak kullanılan ses tek¬nolojisi ile çalışan son de¬rece pahalı, insanın algıla¬yamadığı frekansta sesler yayan ultrasonik ve insanı rahatsız edecek boyutta gürültü kirlili¬ğine yol açan yüksek frekanslı sesler yayan sonik cihazlar yetersiz kalıyor. Bunun nedeni, ses teknolojisi ile çalışan sonik ve ultrasonik cihazların takıldığı mekanda %01 de olsa duyma özürlü canlıların olabilmesi, dolayısıyla cihazın, bu duyma özürlü canlıya etki etmemesidir. Oysa Kaya ve Gülbay’a gö¬re Sanal Yangın Cihazla¬rında böyle bir sorun ya¬şanmıyor. Çünkü sağır bir hayvan hayatta kalabilir, ama köstebek ve yarasa dı¬şında kör bir hayvan hayat¬ta kalamaz. Bu nedenle ko¬runmak istenen alana yak¬laşması istenmeyen hay¬vanlar ile mücadelede gör¬me duyusuna hitap eden, yangın olduğu görüntüsünü (imajını) yaratan Sanal Yangın Cihazları, ses, koku ve tat alma duyularına hi¬tap eden diğer ürün ve ci¬hazlar ile jöle ile ağ benzeri fiziksel mücadele yöntem ve araçlarından daha avantaj¬lıdır. Gülbay, kendi cihazla¬rının doğa ile uyumlu, mü¬cadele edilen canlıya hiçbir zarar vermeyen ve kesin so¬nuç alınmasını garantileyen bir cihaz olduğunu ileri sürüyor.
Mustafa Gülbay’ın verdiği bilgiye göre korkutucu sesler yayan sonik ve ultrasonik cihazların etkili olabilmesi için 3 ile 15 günlük bir süreye ihtiyaç vardır. Ayrıca bu cihazların 24 saat ça¬lışır konumda tutulmaları gerekir.
Oysa Sanal Yangın Cihazları doğal hava akımı gücüyle çalıştığın¬dan kurulduğu anda etkili olabi¬lir.
Her canlı, yuvası, yumurtası veya yavrusu bulunan alanlar¬dan, ne yapılırsa yapılsın kolay kolay uzaklaşmaz. Yeni yetişen yavrular sonik ve ultrasonik ci¬hazdan çıkan seslere bağışık olarak büyürse, doğayı ve sesleri tanımadıkları ve bu seslerden et¬kilenmedikleri için bulundukla¬rı mekânı terk etmezler. Bu du¬rumda söz konusu alandaki yu¬valar, barınaklar mutlaka bozularak temizlenir. Örneğin kuşlar, ultrasonik cihazdan çıkan rahat¬sız edici sesleri duymayacağı bir gedik veya girinti bulduğu nok¬talarda saklanıp gizlenebilir. Oy¬sa Sanal Yangın Cihazlarının konulduğu alanda yangın var imajı yaratması sebebiyle, kuşlar bu alanlara asla yaklaşamazlar. Lazer tabancasının da 500 metre çapındaki etki mesafesi içinde birçok kuş türünde etkili olduğu, gürültü kirliliği yaratmadığı ve kimya¬sal içermediği için cazip olduğu söylen¬se de, bunlar akşam gün batımı ve sa¬bah gün ağardığı saatlerde etkilidir. Ne var ki parlak ve açık günlerde lazer ışı¬ğının görünürlüğü azaldığından etkili olamıyor.
CİHAZIN DÜNYADA . BAŞKA ÖRNEĞİ YOK!
Bu cihazın dünyada başka örneği olmadığını söyleyen Mustafa Gülbay, patent başvurusundan önce yaptıkları araştırmalar sırasında bu cihaza yakın sayılabilecek tek cihazın İsrailli bir fir¬ma olan D1M ARIZOT LTD tarafın¬dan geliştirildiğini keşfetmiş. Bu firmanın kuşları kaçırmak amacıyla geliş¬tirdiği cihaz, ileri teknoloji kullanıl¬masına karşın periyodik bir çalışma prensibi içeriyor. Bunun sakıncası hay¬vanların periyodik bir devinime karşı zamanla şartlı refleks geliştirmeleri. İn¬san ile hayvan arasındaki en temel farklılıklardan birinin insanlardaki çok gelişmiş ritim duygusu olduğunu belir¬ten mucitler, hayvanların düzensiz de¬vinime karşı şartlı refleks geliştiremediklerini böylece Sanal Yangın Cihazları’nın sanal yangın kaynağı yaratıl¬ması esasına dayalı olduğu için hay¬vanları korkuttuğuna işaret ediyor. İlave bilgi için e-posta sanalyangin@gmail.com.





1 comment so far
sayın mustafa bey yapmiş olduğunuz aleti biz çok önçeden yaptık zaten yalnız eksiğiniz var yardımcı olmak isterim sizin yapmış olduğunuz hayvanı direk olarak görmez benim yaptığım dan kacarı yok yallız patent almanız güzel biz onu düşünemedik basit bir şey diye çalışmalarınızda başarılar dilerim hoşça kalın
Nisan 8th, 2008 at 02:48
Leave a Reply